Birinci düşünce. "Amerika Amerikalılar içindir"
JFK havalimanında, pasaport kontrolünden geçmek için kilometrelerce süren bir kuyrukta beklerken:
- Oh... bak, cehennemin ikinci dairesi başladı...
- Evet... peki toplamda kaç tane var? Her zamanki gibi yedi mi?)
- ...)))
- Biliyor musun, en azından dinimin yüzüm açık gezmeme, çarşaf giymememe ve alnıma bir şey çizmememe izin vermesi beni mutlu ediyor.
İkinci düşünce. "american smile hakkındaki tüm gerçekler"
Hiçbir american smile diye bir şey yok. Eğer şanssızsan, diyalog şöyle gerçekleşir:
- Where can i buy the tickets of JetBlue?
- ...heb... rfg... kh... bevbdfvpsb
- Can you repeat, please?
- ...heb... rfg...
- Thank you.
Üçüncü düşünce. "Siyasi doğruluk üzerine"
New York'un bazı mahallelerinde beyazlar dayanışma içinde birbirlerine selam verirler)
- Konaklama konusunda dikkatli olun, sakın siyahilerin olduğu bir mahalleye yerleşmeyin.
... - Etrafımızda sadece siyahilerin olduğunu düşünmüyor musun?...
... - Hangi mahallede yaşıyoruz?... Harlem'de mi?)))
Dördüncü düşünce "New York-New York. Too big to say it once"
- Kelimelerim yetmiyor!!! Ver şu fotoğraf makinesini!
- Al.
- Onunla kendimi daha önemli hissediyorum)
- Ben ise onsuz kendimi daha hafif hissediyorum)))
....
8 saat sonra:
- Biliyor musun, sanırım artık daha önemli hissetme sırası sende...)
Hostelde oturuyorum. Televizyonda son haberleri anlatıyorlar. 9,5 saat yürüdük ve inanılmaz yorgunum. Çok şey yazmak ve anlatmak istiyorum ama sadece ünlem işaretlerine ve üç noktalara gücüm yetiyor... Burası tek kelimeyle inanılmaz)
Yorumlar
