Amerika'nın harikaları asla bitmez ve asla sıkmaz. Oraya vardıktan kısa bir süre sonra kendime yeni bir arkadaş buldum. Kırgız bir çocuk olan Elzar İsayev'di. Başta onu Kazak sanmıştım ama Kırgız olduğu ortaya çıktı. Çok okuduğu ve her şeyden haberdar olduğu belliydi ama dezenformasyon zihnini tamamen zehirlemişti. Ben ona Kazakça konuştuğumda, o bana Kırgızca cevap veriyordu. Birbirimizi yüzde 70-80 oranında anlıyorduk, anlamadığımız yerlerde o Rusça, ben İngilizce söylüyordum. Bundan sonra Kazak halkı ile Kırgız halkı arasında önemli bir fark olmadığına ikna oldum. Maymun ile insan arasında bile yüzde 99 benzerlik var, fark sadece yüzde 1. Bu yüzde 1'lik fark tek başına maymunu insana dönüştüremez. Aynı şekilde, iki halk arasındaki küçük fark da Kırgız'ı asla Kazak yapmaz. Kazaklar ve Kırgızlar hiçbir zaman aynı bayrak altında olmadılar. Belki 1-2 yüzyıl aynı bayrak altında yaşasalardı fark büyümezdi. Üstelik günümüz Kırgızistan'ında son derece tehlikeli bir ideolojik süreç yürütülüyor. Kırgız tarihçiler ve ideologlar, ister popülizmden olsun ister devlet emri böyle olsun, akıllarına ne gelirse yazıyorlar gibi görünüyor. Elzar'ın sözlerinden anladığım kadarıyla orada Kazak karşıtı bir ideoloji oluşuyor gibi. Onlara kalsa dünyanın tamamı Kırgızlardan türemiş. Kırgızlar kadim bir milletmiş ve Türk boylarına bile ait değillermiş. Sadece o dönemdeki Kırgızlar Türklerin egemenliğini kabul etmişler. Elzar'a göre son hanımız Kenesary, Kırgızları işgal etmeye gelmiş. Kırgızlar ülkelerini Kenesary'den korumuşlar ve bu yüzden onu öldürmüşler. Bu ne korkunç bir dezenformasyon?! Bazı konularda epey tartıştık. Devlet düzeyinde böyle bir ideoloji devam ederse, komşu ülke kendi halkını zombiye dönüştürüyor gibi görünüyor. Bunun faşizme yol açması çok muhtemel. Bazıları, küçücük Kırgızistan bize ne yapabilir ki diye düşünebilir. 5 milyona ulaşmayan nüfusuyla küçücük Finlandiya'nın 140 milyon nüfuslu Sovyetler Birliği'ne karşı güçlü bir direniş gösterdiğini düşünürsek, bunu göz ardı etmemeliyiz. Bu nedenle gelecekte ülkemize Kırgızlardan da bir tehdit gelmesi çok muhtemel.
Laf lafı açıyor, o Elzar ile daha sonra bir yerde birlikte çalıştık. Bir gün gece yarısı işten dönerken sokakta binaların fotoğrafını çeken ve kendi hallerinde mutlu olan iki kız gördük. Hemen bunlar Kazak kızları dedim. Elzar inanmadı. Yaklaştığımızda gerçekten de Kazak oldukları ortaya çıktı. Biri Almatılı Aisulu, diğeri Kereku'dan Anastasia Gluhareva idi. Komşu New Jersey eyaletindeki Wildwood şehrinde çalışan kızlar, bir günlük izinlerini Delaware'e seyahat ederek değerlendirmişler. Dördümüz evimin yakınındaki 24 saat açık bir kafeye gidip sabaha kadar oturduk. Sonra Atlas Okyanusu kıyısına gidip gün doğumunu karşılamaya karar verdik. Okyanusun üzerinden yükselen gün doğumu gerçekten çok güzeldi. Hayatımda ilk kez gün doğumunu karşıladım. Bu, 23 Temmuz 2014'ün şafağıydı...



