Salı günü okuldaki ilk günümdü. Bir ilkokulda öğretmen asistanıydım. Her sabah birkaç gönüllüyle birlikte taksiyle okula gidiyorduk. Yolculuk arabayla 15-20 dakika sürüyordu. 5-6 yaşındaki çocuklarla çalışmak çok yorucu ama insanı ilk bakışta kendine aşık ediyorlar. Bu çocuklar çok tatlı, neşeli, harika İngilizce konuşuyorlar ve ayrıca çok yetenekliler. Çocuklarla oyun oynadım, ödevlerine yardım ettim, onlara göz kulak oldum ve ayrıca öğretmenin verdiği çeşitli görevleri yerine getirdim.
Okul 08:00'de başlıyor, dersler 13:00'te bitiyordu. Saat 10:00'da hem çocuklar hem de biz gönüllüler için yemek molası vardı. Okulumuz şehir merkezinde yer alıyor ve yakınında her gün kahvaltıya gittiğimiz çok şirin bir kafe var. Garsonlar artık hepimizi tanıyordu, kimin ne sipariş ettiğini hatırlıyorlardı ve bu süre zarfında hepimiz arkadaş olduk :) Ben her zaman latte ve banana bread alıyordum (inanılmaz lezzetli!).
Okulun kendisi büyük, yüksek bir çitle çevrili, güvenlik üst düzeyde, kendi oyun alanları, spor salonları ve yüzme havuzları var. Hafta sonları nihayet uykumuzu alabildik.




